Aslı Erdoğan tutuklandı. Bir yazarın tutuklanmasından sonra söylenecek en son söz ilk önce söylenir oldu; “Aslı Erdoğan’ın manen ve maddeten bu sürece dayanacak yapıda olmadığı…” Onu gerçekten ve içtenlikle sevenlerin söylediği/yazdığı bu sözü tartışmayı tarihe havale ediyorum. Ancak, şu kadarı söylenmeli ki, bir yazarın kendisi için söylemediği/söylemeyeceği bir sözü başkaları bu kadar kolay söylememeli. Çünkü buradaki başat sorun, ruhsal ve fiziksel olarak “narin” bir kişiye yazıklanmak değil, bir yazarın tutuklanmış olması. Üstelik sosyal medyada dolaşımda olan son yazısında, Aslı Erdoğan özellikle kendisi için düşünülen “zayıflıklara” da açık bir biçimde itiraz etmekte…
‘Aslı’nın Arkadaşları’ yazı nöbetine başlıyor
Kapatılan Özgür Gündem gazetesindeki yazıları nedeniyle tutuklanan yazar Aslı Erdoğan’a destek olmak için yazı nöbeti başlatılıyor. “Aslı’nın Arkadaşları” oluşumu tarafından başlatılan nöbetle, her gün bir yazar/sanatçı düşünce ve düşündüğünü ifade özgürlüğünü savunmak adına yazılar yazacak. Yazılar, Aslı Erdoğan’ın hapishaneden yazılarının da yer alacağı, ilk sayısı yarın bayilerde olacak Özgürlükçü Demokrasi gazetesinde “Aslı’nın Arkadaşları” köşesinde yayımlanacak.
Kaybolan Anların İzinde: Aslı Erdoğan’ın Unutamadıkları
“İnsan için ‘vazgeçilmez’ olanın bir çantaya sığabileceğini, geriye kalan her şeyin gözden çıkarılabileceğini” bilen ‘kıdemli göçmenler’i anlatan Aslı Erdoğan şimdi dört duvar arasında. Şimdi herkes onun için bir ses çıkarmalı.
Demokrasinin dorukları: Taş bina ve Aslı Erdoğan
Memlekette, hiçbir zaman eskimeyen, kuşaktan kuşağa aktarılarak ısrarla yaşatılan bir gelenek var: Elini taşın altına koyanları taşa tutma geleneği. O kadar doğalımıza karışmış bir halde sürüyor ki, neredeyse folklorik. Müziği duyunca kendini tutamayıp halaya kalkmak gibi refleksif. Tabii metaforundaki kadar yumuşak akmıyor mevzu. Omuz omuza halay çekmekten ziyade yanındakine dirsek atmak gibi.
https://www.birgun.net/haber/demokrasinin-doruklari-tas-bina-ve-asli-erdogan-125095

