Magiskt njutbart

Det är svettigt, tropiskt, högljutt och passionerat. Eller nej: det är vidrigt fuktigt hett, våldsamt, dödligt och svekfullt. Rio de Janeiro i Aslı Erdogans roman Staden i den röda kappan är en fruktansvärd plats. Ett fattigdomens och desperationens epicentrum.

Vid sidan av staden som huvudperson finns Özgür, en turkisk kvinna som lämnat ett åtminstone på ytan bekvämt liv i Istanbul för att i Rio slitas sönder av kärlekssorger, konstanta penningbekymmer och ohöljt främlingsförakt. Hon är gringa, en utlänning som aldrig får orden riktigt rätt, som är lättlurad och blek. Och så personifierar hon den tredje huvudpersonen: Ensamheten.

https://www.aftonbladet.se/kultur/bokrecensioner/a/Mg6VEB/magiskt-njutbart

Staden i den röda kappanErdoğan öppnar bråddjup

För två år sedan introducerades den turkiska författarinnan Aslı Erdoğan på svenska med sin debutroman ”Den mirakulöse mandarinen”, som kretsade kring minnet av Istanbul hos två turkar i schweizisk förskingring. Och nu ges Aslı Erdoğans andra roman, ”Staden i den röda kappan”, ut på svenska. Vi möter även där en turk som lämnat hemlandet, en kvinna som sedan två år bor i Rio.

https://www.svd.se/erdogan-oppnar-braddjup

“Konuşmayı 22 Yaşımda Öğrendim ve Israrla Yazmayı Deniyorum”

Yazarken insan ruhunun en karanlık noktalarını hiç bitmeyen bir sabırla eşeliyor, kendi karanlığımızı açıksözlülükle bize gösteriyor. Kurban ve katili aynı açıklık ve mesafeyle anlattığından mıdır bilinmez, romanlarını okurken kendi karanlığımızdan korkmuyor, onunla yüzleşmeyi de öğreniyoruz belki.

http://bianet.org/bianet/diger/123320-konusmayi-22-yasimda-ogrendim-ve-israrla-yazmayi-deniyorum

Avrupa Edebiyatı Türkiye’de / Türk Edebiyatı Avrupa’da

Kültür projesi olan ”Avrupa Edebiyatı Türkiye’de / Türk Edebiyatı Avrupa’da” devam ediyor.

İstanbul Goethe Enstitüsü, Avrupa Birliği “Kültür Köprüleri” programının finansal desteği Türkiye’den başlayan Brüksel’de son bulacak geniş kapsamlı bir kültür projesi olan “Avrupa Edebiyatı Türkiye’de / Türk Edebiyatı Avrupa’da” devam ediyor.

Projenin Türkiye bölümünde, 8 Avrupa ülkesinden 48 tanınmış yazarı ve birçok fotoğraf, film, müzik sanatçısını 24 kente taşıyacak bir turne yer almakta, sanatçılara çeşitli audio—visual araçlarla donatılmış bir ‘gezici kütüphane’ eşlik ediyor. Proje kapsamında yer alan kentlerde, okuma ve söyleşilerin, konserlerin, sergilerin, kısa film gösterimlerinin ve çeşitli gösterilerin yer alacağı “Avrupa Kültür Haftaları’’ düzenleniyor.

Projenin haziran ayağında ise 8—11 Haziran arasında Türk edebiyatını İsviçre’ye taşıyor. İsviçre’nin Zürih ve Basel kentlerinde düzenlenecek etkinliklerde Türk edebiyatının ödüllü iki kadın yazarı Aslı Erdoğan ile Sema Kaygusuz, okuma ve söyleşilerde edebiyatseverlerle bir araya gelecek. By Ömer Faruk Akari / Dünya Bülteni