Bir memleketin romanlarını yazanlar, kanunlarını yapanlardan daha güçlüdür!

Hitler 1938’in Kasım ayında gelecekte bir gün Almanya’nın entelektüellerini imha edeceğini söyledi. Bu söz, çok ünlü oldu. Milis kahverengi gömleklilerin en sevdikleri “Entellerle Mücadele” sloganı da ondan istim aldı (R. J. Ewans, “Nazi İdeolojisinin Ortaya Çıkışı”Hitler Almanyası – 1933-1945 içinde, İstanbul, 2012, s. 24-25).

https://www.cumhuriyet.com.tr/yazarlar/tayfun-atay/bir-memleketin-romanlarini-yazanlar-kanunlarini-yapanlardan-daha-gucludur-589676

Saksıda şaşkınlık çiçekleri

Askere işsiz gitmek iyi bir şey değildir. Hele bir de, edebiyat gibi akmaz kokmaz, çoğunluğa göre ne idüğü belirsiz bir bölümde tahsil görmüşseniz, tam olarak ne yaptığınız daima tartışma konusudur. Ben askere gitmekle kalmadım, üstelik bir de işsiz gittim. Okuldan atıldım mı, yoksa kendim mi bıraktım halen muamma olan bir halin ortasındaydım. Çok sıkılıyordum ve sanırım sakal tıraşı olmanın beni belki terbiye edeceği zehabına kapılmıştım. Tecilimi bozan sivil kadın memurun bana ısrarla “Evladım deli misin sen? Neden tecilini bozuyorsun?” demesi kayda değer ayrıntılardı ama şimdilik konumuz bu değil.

Mehmet Said Aydın

‘Buraya bakın, buraya! Burada kardeşçe yaşamak isteyen bir halk var’

Çok anlatılır, filmleri çekilmiştir, kitapları yazılmıştır… Çanakkale Savaşı’nda, çatışmalar kesildiğinde siperlerde birbirinin söylediği şarkılara türkülere kulak kesilen askerlerden söz ederler… Birbirlerine çikolata sigara falan atarlar… Küfürleşirler, şakalaşırlar, sonra sabah olur, tetikler çalışır, şarkısını gözleri dolu dolu dinlediği adamı öldürür… O meşhur, havada birbirine geçip kaynamış iki mermi görüntüsü hem acımasız bir savaşın, hem savaşın anlamsızlığının simgesidir…

Murat Uyurkulak