Karanlığın Yüreği

Conrad Edebiyat Festivali için bu yıl seçilen başlık: Akıntıya Karşı. Margarethe von Trotta, Hanna Krall, Jonathen Franzen gibi ağır topların, uluslararası yıldızların arasından geçtiğimiz ay Nobel’i alan Svetlana Alexievich sıyrılıyor… Onu on yıl önce ‘kurtarmış’ bursun şimdiki taşıyıcılarından biri olarak, benden de, yani ebedi öteki’nden de bir konuşma bekleniyor. Baskı, şiddet ve azınlıklar üzerine, Türkiye’de olup bitenler üzerine, şu bizim kadim meselemiz kadınlık durumu üzerine, Kürt meselesi üzerine… Şu kadim mesele, ‘ben’ ve ‘biz’ olmak üzerine…

Continue reading “Karanlığın Yüreği”

Yanan Bir Binada

Yanan bir binada mahsur kalmak… Binalar sanıldığı gibi – ya da ben öyle sanıyordum— bir anda devasa alevlerce yutulmazlar, çoğu zaman kısmen, ağır ağır, dura dura yanarlar, ölümle ya da hayatla uzun, acılı bir hesaplaşmaya girişmişçesine… Duraksamalar, pişmanlıklar, sorgulamalar… Her ne pahasına olursa olsun var oluşu sürdürme arzusu yok oluş tutkusuyla iç içe geçer, isyan tevekkülle, suçlamalar bağışlanma isteğiyle…

Continue reading “Yanan Bir Binada”

Savaş ve Savaş –sona doğru

‘Derhal geri dönün! Geri dönün! Bu yaptığınız yasadışıdır!’Kendinden geçmişçesine bağırıyor, heceler yaylım ateşi gibi ardarda yağıyor, yankılanıyor, emirlerle tehditler iç içe geçerek anlaşılmaz oluyor. Öfkeyle, hükmetme zevkiyle titreyen mekanik ses, durmamacasına yükseliyor, patlamalarla doruğa ulaşıyor,arabanın camlarını titretiyor. ‘Kime bağırıyor polis?’ ‘Bize! Otoyoldan ayrılıp bir patikaya saptık.’ Dingin ve suskun tarlalar uzanıyor dört yanda,sonsuz, boş, henüz başlamamış bir hayat gibi,bekleyiş içinde…

Continue reading “Savaş ve Savaş –sona doğru”

Savaş ve Savaş –III

Saat sabahın beşi. Batı yönüne giden yük treni bir iki dakika gecikmeyle soluk soluğa geçiyor. Sanki birbiri ardına, gürültüyle deviriyor katarlarını, gecenin son sessiz saatine yükünü boşaltıyor. Upuzun, ezgili, kederli tren düdüğü, kocamış bir kuşun çığlığı gibi. Ama acı dolu, insani bir iç çekmeyi de andırıyor, dünyanın büyük, bitimsiz yollarına savrulan bir selam belki, ya da son anda bulunmuş bir veda cümlesi.

Continue reading “Savaş ve Savaş –III”