Yerel ve Milli Deli

99, Ulucanlar’dan az sonra. Hemen ertesi gün katliamı yazdığımı (Radikal) hatırlatıyorum bir gazeteciye: ‘’DELİ bir kadına mı inanırlar? Yanıt veremiyorum. Hayata Dönüş’ten hemen sonra… Otopsi raporlarına bakıp bakmadığını soruyorum bir başka gazeteciye… 2016, Cizre üzerine basından alıntılıyorum: Yalancı, ruh hastası!

Continue reading “Yerel ve Milli Deli”

Faşizm Güncesi: BUGÜN

Başı sonu olmayan bir gün, bir gün daha… İki uzun cümlenin, geçmişle geleceğin arasına gelişigüzel konmuş, sabitlendiği yerde sessizce bekleyen bir virgül gibi… İki upuzun, tekdüze, birbirinin tekrarı cümle… Neyin gelip geçtiğini, geri gelmemecesine yitip gittiğini, neyin bir kez, bir kez daha yitirileceğini söylemeyen… Hiçbir zaman gelmeyecek olana dair bir işaret vermeyen… Geçmiş ve gelecek… Hayat denilen bilinmezin yüzeyine saldığın ağlara takılıp kalmış, ucu bucağı, kıyıları, suları görünmeyen sisten çekip çıkardığın iki sözcük. Boş boş çınlayan, kulağını dayadığında sonsuzluğun kahkahasını atan…

Continue reading “Faşizm Güncesi: BUGÜN”

Bir gün daha

‘’Boş ver hava tahminini, kuşları izle! Kuşlar alçalırsa, yağmur yağar,’’ demiştim arkadaşıma, otobüs duraklarında, çelik yelekli, kasklı polislerin, tomaların, akreplerin arasından bir yol bulmaya çalışırken… Pazar sabahı, kent bomboş gibi, sokaklar, meydanlar polis istilasında, dört yönden kapanan gökyüzünün altında alışılmadık bir şey yok, defalarca seyredilmiş bir oyunun yeniden kurulmuş dekoru, sadece hava çok soğuk…

Continue reading “Bir gün daha”

Artık Sessizlik Bile Senin Değil 2

Gücümü aşan sorunlar nedeniyle geciken, 22 Nisan’da yayımlanan aynı başlıklı yazım Seferis’İn dizeleriyle başlıyordu.

‘’Zarlar yere çarptığı zaman… Kavga zırha çarptığı zaman… Gözler yabancıyı tanıyıp sevgi kuruduğu zaman sönen ruhlarda… Çevrene bakıp her yerde biçilmiş ayaklar, her yerde ölü eller, her yerde sönük gözler gördüğün zaman… Artık kendin için istediğin ölümü bile seçemediğin zaman… (YorgoSeferis, Yimnopedi, Cevat Çapan çevirisi)

Continue reading “Artık Sessizlik Bile Senin Değil 2”

Artık Sessizlik Bile Senin Değil

‘’Zarlar yere çarptığı zaman, kavga zırha çarptığı zaman, gözler yabancıyı tanıyıp sevgi kuruduğu zaman, sönen ruhlarda… Çevrene bakıp her yerde biçilmiş ayaklar, her yerde ölü eller, her yerde sönük gözler gördüğün zaman… Artık kendin için istediğin ölümü bile seçemediğin zaman…’’ (YorgoSeferis, Cevat Çapan çevirisi)

Continue reading “Artık Sessizlik Bile Senin Değil”