Son kâğıt, son yazı. Üç—dört sözcük, üç nokta, bir duraksama…
bir duraksama… Birkaç sözcük daha suskunluktan koparılan, yarım bir soluk, belki soluktan çok bir iç çekiş, bir başlangıç. Her zamanki gibi başlamak, yarı karanlıkta, el yordamıyla…
Usul usul ilerlemek sınır işaretleriyle kaplı kâğıtta, hüzünle tereddütle dolu, belirsiz pişmanlıklar, ansızın kabaran korkular, alabildiğine bastırılan duygular arasında… Uzaklardan yazmak. Kaçabildiğim kadar uzaklardan, şimdilik varabildiğim en uzaklardan ve dalaşmak…

